Web sitemize hoş geldiniz.

Telefon

0-312-255-55-20 | Gsm : 0553 734 26 31 - 0553 734 26 33 - 0553 134 26 34 | info@anadoluissagligi.com | Online Katalog

İş Sağlığı ve Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği

TIPTA ÇIĞIR AÇAN BULUŞLAR

Düzenleme : 12.01.2017

 

TIPTA ÇIĞIR AÇAN BULUŞLAR

Biyoteknoloji alanında kaydedilen 20 önemli gelişme çok yakın gelecekte bugün hayatımızı zehir eden bazı rahatsızlıkları tarihin çöp sepetine atacak.

İşte o devrim niteliğindeki buluşlar.

1-Çürümeyen Dişler

Dişlerde yaşayan bakteriler, şekeri mine tabakasını aşındırarak çürümeye neden olan laktik asite çevirir. ONI BioPharma adlı Amerikan şirketi, genetik mühendisliği teknikleriyle SMaRT adlı bir bakteri türü geliştirdi. Bu bakteri laktik asit üretmediği gibi, çürümeye yol açan doğal bakteriyi öldüren bir antibiyotik de salgılıyor. Dişçilerin, henüz klinik deneyler evresinde bulunan SMaRT'ı bir kere sürmesi, dişleri ömür boyu sağlıklı kılmak için yeterli olacak.

2-Yapay Lenf Düğümleri

Japonya'nın RIKEN Enstitüsü'nden bilimciler, bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık hücreleri üreten lenf düğümlerinin yapaylarını geliştirdi. Yakın gelecekte doğal lenf düğümlerinin yerini alabilecek olan bu yapay modeller, daha şimdiden özel işlevli bağışıklık güçlendiricileri olarak kullanılabilir. 

Doktorlar, bu yapay düğümleri kanser hücrelerine ya da AIDS hastalığına yol açan İnsan Bağışıklık Yetersizliği Virüsü'ne ( HIV ) karşı kullanılmak üzere düzenlenmiş hücrelerle doldurabilecekler. 

3-Nano Astım Sensörü

Pittsburgh Üniversitesi'nde geliştirilen avuç içine sığacak kadar küçük bir sensör, içinde bulunan ve saç telinin 100.000'de biri inceliğinde polimer kaplı bir karbon nanotüp sayesinde, verilen nefes içinde astım nöbetlerinden önce akciğerlerin küçük miktarlarda salgıladığı nitrik oksiti belirleyerek nöbetleri önceden haber veriyor.

4-Tükürükle Kanser Testi

Biyopsileri unutun... California Üniversitesi'nden araştırmacılarla tasarlanan bir aygıt, ağız kanserini yalnızca bir damla tükürükle teşhis edebiliyor. Kanser hücreleriyle ilişkili proteinler sensör üzerindeki boyalarla etkileşerek bir mikroskopla kolayca belirlenebilen floresan ışıma yapıyor. Mühendis ChihMing Ho, aynı prensipten yararlanarak daha pek çok hastalık için tükürükle tanı yapılabileceğini belirtiyor.

 5-Biyolojik Kalp Pili

Elektronik kalp pilleri yaşam kurtarıyor; ama donanımları eninde sonunda yıpranıp, işlevlerini yitiriyor. Şimdiyse çeşitli üniversitelerde araştırmacılar, ''pilsiz kalp pilleri'' yapmakla meşgul! Bunlar, kök hücrelerde etkinleştirilip kalbin hasarlı bölgelerine enjekte edilen ritim düzenleyici genler. Fiziksel efor yükselmelerine daha iyi uyum sağlayan bu biyolojik araçların, herhangi bir sorun çıkartmadan yavaşlamış köpek kalplerini normal hıza yükselttiği  görüldü.

6-Hissedilebilen Protezler

Stanford Üniversitesi'nden, master öğrencisi Karlin Bark, ''Biz onlara bakmasak da görmesek de; kollarımızın ve bacaklarımızın nerede olduğunu bilir ve hissederiz,'' diyor. 

Deri, esnemeye karşı son derece hassas bir doku yön ve temasın şiddetindeki en ufak değişiklikleri algılayabiliyor. Bunun için Karlin Bark da engellinin protez yanındaki derisini protezin konumu ve hareketi konusunda geri bildirim sağlayacak biçimde esnetecek bir aygıt geliştiriyor. 

7-Akıllı Kontakt Lens

Körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alan glokom, göz içinde basıncın yükselip retina hücrelerine zarar vermesiyle ortaya çıkıyor. California Üniversitesi'nde geliştirilen kontakt lensler, risk grubundaki insanların gözlerindeki basınç düzeyi ile sıvı akımını devamlı izleyen iletken eller içeriyor. Lensler bu bilgileri hastanın üzerinde taşıdığı küçük bir aygıta, o da kablosuz iletişim aracılığıyla bir bilgisayara aktarıyor. Bu sürekli bilgi akışı, doktorlara hastalığın nedenlerini daha iyi anlama olanağı sağlayacak. Gelecekte lensler belkide basınç değişimlerine cevap vererek otomatik olarak göze ilaç salgılayabilecek.

8-Yeniden Konuşturan Araç

Ambient Corporation adlı Amerikan şirketince yeni üretilen bir 'fonetik konuşma motoru', konuşma yeteneğini yitirmiş insanları duyulabilen bir sese kavuşturuyor. Texas Instruments bilgisayar şirketinin işbirliği ile geliştirilen Audeo, elektrotlar aracığıyla beyinden ses tellerine gönderilen sinirsel sinyalleri algılıyor. 

Hastalar, söyleyecekleri kelimeleri ağır ağır zihinlerinden geçiriyorlar; daha sonra boyundaki bir bant üzerinde taşınan, bozuk para büyüklüğündeki aygıt bu sinyalleri kablosuz iletişimle konuşmaya çeviren bir bilgisayara ya da cep telefonuna iletiyor.

9-Eriyen Damar Stendi

Stentler koroner arter hastalığı nedeniyle daralmış ya da tıkanmış atardamarları açıyor. İlaç salan stentlerse, damarların yeniden daralmasını önlüyor. Şimdi bunların Abbott Laboratories adlı Amerikan araştırma kurumdan geliştirilen biyoçözünür türü bir adım daha ileri gidiyor: Metal stentlerin aksine, işini bitirdiğinde yok oluyor. Takıldıktan altı ay sonra stent erimeye başlıyor ve iki yıl sonra tümüyle yok olurken geride sağlıklı bir atardamar bırakıyor. 

10-Elektrikli Kas Uyarıcı

Genelde kırılmış kemikler iyileşinceye kadar, yakınlarındaki kaslar zayıflar. StimuHeal adlı İsrail şirketi, MyoSpare adıyla ürettiği aygıtla bu soruna çözüm getirdi. Bu, alçıların altına yerleştirilebilecek küçüklükte, elektrikli uyarıcılarla kaslara egzersiz yaptıran ve güçlü kalmalarını sağlayan, pille çalışan bir araç.

11-Yeni Sinir Uçları

Hasarlı omuriliklerde sinir lifleri, yara dokusunun yolu tıkaması nedeniyle yeniden uzayamıyor. Northwestern Üniversitesi'nde geliştirilen bir nanojel ise bu engeli ortadan kaldırıyor. 

 

Bir sıvı olarak hasarlı bölgeye enjekte edilen nanojel, kendini nanoliflerden oluşan bir iskeleye dönüştürüyor. Bu lifler içinde etkinleştirilen peptitler de normal olarak yara dokusu oluşturacak kök hücreleri, sinir gelişimini teşvik edecek hücreler haline gelmeye yönlendiriyor. İskele de aksonların (sinir hücrelerinin bağlantı uçları) omurilik boyunca karşılıklı uzamaları için destek sağlıyor.

12-Dengeleyici Ayakkabı

Anneannesi tehlikeli bir biçimde düştüğünde, Erez Lieberman bunun bir daha olmaması için çareler aramaya başlamış; ama kafasındakileri ancak birkaç yıl sonra, NASA'da çalışmaya başladıktan sonra, yaşama geçirebilmiş. 

Massachusetts Teknoloji Entitüsü'nde ( MIT ) master öğrencisi olan Lieberman'ın, uzaydan izlemek için NASA tarafından uygulanan teknolojiyi kullanarak geliştirdiği iShoe, ayaklardaki basınç dağılımını izliyor. Doktorlar, ayakkabının içine astar gibi yerleştirilen araçtan yararlanarak, düşüp kendilerine zarar vermeden yaşlı insanlardaki denge problemlerini teşhis edebilirler. 

13-Hafızalı İlaç

California'daki Proteus Biomedical adlı şirketçe geliştirilen sensörler, ilaçların vücuda alınacağı zamanı tam olarak belirleyerek ilaçların etkinliğini izliyor. Kum tanesi büyüklüğündeki mikroçiplerin ürettiği yüksek frekanslı elektrik akımları, deriye yara bandı gibi yapıştırılan alıcılarca kaydediliyor. Alıcılar aynı zamanda nabız ve solunumu da izleyerek verileri kablosuz iletişimle bir bilgisayara aktarıyor.

 14-Akıllı Tekerlekli Sandalye

MIT araştırmacılarının geliştirdiği bir tekerlekli sandalye, hastaları söyledikleri yere taşıyor. Sandalye, hastanın ''burası benim odam'' ya da ''şimdi de mutfaktayız'' gibi tanımlamalarını dinleyerek çevresini öğreniyor ve GPS'in aksine kapalı ortamlarda da iyi çalışan Wi-Fi kullanarak haritalar oluşturuyor. Şimdilik test aşamasında olan model, ileride kameralar, lazerli mesafe ölçerler ve çarpışma önleyici sistemlerle donatılabilir.

15-Zayıflatan Mide Astarı

Aşırı şimanlık (obezite) halk arasında 'şeker' olarak bilinen diyabet hastalığına yol açar ve süreç içinde pankreası işlevsiz kılar. GI Dynamics adlı Amerikan şirketinin geliştirdiği bir mide-ince bağırsak astarıysa, gıdaların bağırsak duvarlarıyla temas edip gıdaların sindirilmesini önleyerek şişmanları sağlıklı bir vücut ağırlığına döndürüyor. 

 

Endobarrier adlı ürün, mide bypass yönteminin aksine hiçbir ameliyat gerektirmeksizin endoskopi yoluyla ağızdan sindirim sistemine sokuluyor ve ince bağırsağın kalorilerin en büyük bölümünü soğuran ilk 60 cm'lik bölümünü astarlıyor. Gıdalar bağırsağın daha aşağıdaki bölümlerinde soğurulmayı sürdürüyor.

16-Beş Dakikada Karaciğer Testi

Karaciğeriniz ne kadar sağlıklı? Yakın zamana kadar bu sorunun cevabını öğrenmek için acılı bir biyopsi gerekiyordu. Şimdiyse EchoSens adlı Fransız şirketi, organı yalnızca beş dakikada tarayarak olası hasarları belirleyen bir makine geliştirdi. 

 

Araştırmalar, hasarlı karaciğerlerin sertleştiğini ve esnekliğinin azaldığını gösteriyor. Bu gözlemden hareket ederek geliştirilen Fibroscan adlı tarayıcı da ultrason kullanarak karaciğerin esnekliğini ölçüyor. 

17-Tamir Eden Nano Yapıştırıcı

Gecko denen kertenkele türlerinin tabanları, moleküller arası etkiyen kuvvetler sayesinde hayvanların yüzeye sıkıca yapışmasını sağlayan nano ölçekli (metrenin milyarda biri düzeylerinde) kıllarla kaplı. Bu nano ölçekli topoğrafyayı kopyalayan MIT araştırmacıları, yaraları kapatan ya da mide ülserinin açtığı deliği tamir eden bir zamk geliştirdiler. Elastik ve su geçirmez özellikteki yapışkan, yara iyileştikçe kendi kendine dağılan bir maddeden yapılmış.

18-Taşınabilir Yapay Böbrek

Standart diyaliz yöntemleri, hastaların haftada üç kez hastanelere taşınarak uzun süreyle makinelere bağlanmalarını gerektiriyor. Xcorporeal adlı Amerikan firmasının geliştirdiği bir yapay böbrekse, kanı her saat başı süzüyor. Tam otomatik, pille çalışan, su geçirmez makine yalnızca 2,5 kg ağırlığında olduğundan kolayca taşınabiliyor.

19-Yürüme Simülatörü

Portsmouth Üniversitesi'nde (İngiltere) geliştirilen bir sanal-gerçeklik rehabilitasyon programı, felç geçirmiş hastaları ''kandırarak'' daha çabuk iyileşmelerini sağlıyor. 

Bir yürüme bandı üzerinde yürüyen hastaların hareketlerini görüntülüyor, böylece beyinlerinin gerçektekinden daha ağır yüründüğünü sanmasına yol açıyor. Dolayısıyla hastalar hem daha hızlı hem de daha uzun süre yürümekle kalmıyorlar, aynı zamanda daha az acı duyuyorlar.

20-Roket Motorlu Yapay Kol

Protez kol ve bacakların gücünü artırmak, genel olarak ağır ve büyük akü gruplarının kullanılmasını gerektiriyor. Vanderbilt Üniversitesi'nden Michael Goldfarb adlı araştırmacıysa alternatif bir güç kaynağıyla ortaya çıktı: Roket gücü. 

Goldfarb'ın geliştirdiği protez kol, mevcut protezlerin kapasitesinin üç-dört katı olan 10 kilo ağırlığı kaldırabiliyor. Bunun için uzay mekiklerinin yörüngede manevra yapmasını sağlayan tek yakıtlı roket motoru sisteminin, kurşun kalem ölçülerinde bir benzeri kullanılıyor. Hidrojen peroksit yakıtı 18 saat boyunca takma kola normal hareket imkânı sağlıyor.

X
Web Tasarım = Bağcıoğulları Matbaacılık